Beyaz çay neye iyi gelir beyaz çayın faydaları

Yaza formda girmek isteyenler dikkat! Şişli Florence Nightingale Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Kayan Tapan, "Bazı besinler sayesinde, başta göbek bölgesi olmak üzere tüm yağlarınızdan kurtulmanız mümkün" dedi. Tuba Kayan Tapan, metabolizmayı hızlandıran besinleri şöyle sıraladı... BEYAZ ÇAY: Antioksidan kapasitesi yeşil çaydan daha fazladır. Omega-3 ile beraber alındığında yağlanmayı azaltıcı etkisi artar. Beyaz çay ve 10 adet badem kilo vermeyi sağlayacak iyi bir ara öğündür. YULAF: Yüksek lif içeriği sayesinde, metabolizmayı hızlandırır. ZENCEFİL: Çiğ ya da demlenerek tüketilen zencefil, vücut sıcaklığını arttırarak metabolizmayı etkiler. AVOKADO: Omega 3 ve protein içeriği yüksektir. Bu da tokluk hissi yaratır. Salataya katılan yarım avokado hem tok tutacaktır hem de yağ yakınımı artıracaktır. KAHVE: Kahvenin içindeki kafein metabolizmayı hızlandırır. Yarattığı etki sürekli olmayıp, saatlik hızlandırmalar yapmaktadır. ACI KIRMIZI BİBER: Kırmızı biberin içinde bulunan capsaisin metabolizmayı hızlandırıcı etkisi mevcuttur. Ancak bu etki tüketildiği andan itibaren 3-4 saat sürer. KIRMIZI ET-PROTEİN: Düşük protein alımı kas ve su kaybına yol açıp, metabolizmayı yavaşlatır. Bir köfte kadar ette 6, bir su bardağı sütte 6, 5 yemek kaşığı kuru fasülyedede 5 gram protein vardır. SOMON: Yüksek miktarda Omega-3 içerir. Omega-3 alımı göbek yağlanmasını azaltmaya yardımcı olduğu gibi kalp-damar sağlığı açısından da oldukça önemlidir. SÜT-YOĞURT : İçeriğindeki kalsiyum ve yağ asitleri metabolizmayı hızlandırır. Karın bölgesindeki yağlanmanın...

28 05 2016 / Devamı

Yeşil eriğin faydaları neler

Manav tezgahlarında yeşil erik görüyorsak, yaz gelmiş demektir. Peki genellikle yaz aylarının gözdesi olan bu meyvenin sizce ne gibi faydaları var? İşte, zayıflamadan kabızlığa kadar yeşil eriğin hiç bilinmeyen 7 faydası!  Yeşil erik kabızlığı giderir Sağlıklı çalışan sindirim sisteminin belirtisi günde bir veya iki kez büyük tuvalete çıkmaktır. Ancak, kabızlık yaşayanlar için bu hayal gibi görünür. Oysaki, günde bir avuç yeşil erik yiyerek kabızlığın üstesinden gelebilirsiniz. Yeşil erik sindirilebilir lif açısından zengin olduğundan, mide gazı, kabızlık ve gaz problemini önler. Yeşil erik sarkmaları önler  Diyet yapmayı erteleyenlerin en büyük korkularından biri, kilo verdiklerinde deride sarkma olacağıdır. Oysaki yeşil erik gibi C vitamini açısından zengin ve bağ dokusunu güçlendiren meyvelerle beslenmek hem sarkmaları önler hem de cildin genç kalmasını sağlar. Yeşil eriğin faydalarından biri de sağlıklı beslenme eşliğinde günde bir avuç yeşil erik yiyerek sarkmaların üstesinden gelebilirsiniz. Yeşil erik kilo verdirir  Açlık ve tokluk hissinin belirlenmesinde en büyük etkenlerden biri kan şekeridir. Eğer, kan şekeri dengede olursa sağlıklı insanlar gibi acıkır veya doyduğunuzu hissedersiniz. Bunu sağlamanın en garantili yollarından biri de kan şekerini dengeleyen yeşil erik gibi besinler tüketmektir. Yeşil erik, bu özelliğiyle kilo verdirir ve ara öğünler için çok ideal bir meyvedir. 1 kase yeşil erik ortalama 50 kaloridir. Yeşil erik kansızlığı giderir  Kansızlık, demir eksikliği gibi hastalıklar başta yorgunluk ve şişmanlık olmak üzere saç dökülmesi, hamile kalamama gibi ciddi sorunlara yol açar. Yeşil eriğin faydaları arasında demir ve...

28 05 2016 / Devamı

Astımın belirtileri nedir?

Astım, ülkemizde yaygın hastalıklardan biri… Ancak pek çok kişi hastalığından habersiz yaşıyor. astım olup olmadığınızı anlamanız için aşağıdaki soruları yanıtlamanızı gerekiyor. 1. Göğsünüzde dönem dönem hırıltı, hışıltı veya ıslık sesi duyuyor musunuz? 2. Özellikle geceleri ve/veya sabah uyandığınızda ‘inatçı öksürüğünüz' var mı? 3. Öksürük veya nefes darlığı nedeniyle uykunuz bölünüyor mu? 4. Koşarken veya hızlı hareket ederken öksürüyor ya da göğsünüzde hırıltı/hışıltı sesi duyuyor musunuz? 5. Şikayetleriniz mevsimlere göre değişiyor mu? 6. Sigara dumanı, yemek kokusu, boya veya ağır kokularla karşılaşınca öksürük, hırıltı/hışırtı veya nefes darlığı ortaya çıkıyor mu? 7. Soğuk algınlığı ‘göğsünüze iniyor' mu veya iyileşmesi 3 haftadan fazla zaman alıyor mu? 8. Bu belirtiler ortaya çıktığında herhangi bir ilaç kullanıyor musunuz? Bu ilaçtan sonra nefes darlığınız rahatlıyor mu? 9. Zaman zaman nefes darlığınız artıyor mu? 10. Uzun süre devam eden hapşırma, geniz akıntısı, burun veya boğazınızda kaşıntı gibi yakınmalarınız var mı?...

26 05 2016 / Devamı

Kasınız kadar su için

Yoğun bir egzersiz dönemi için spor salonunun yolunu tutan erkekler, kaslı olmak uğruna sağlıklı beslenmeyi ve su içmeyi ihmal edebiliyorlar. Oysa ki, fit bir vücut için su, beslenme, uyku ve egzersiz dörtlüsü büyük bir önem taşıyor. Bu dörtlüden birini aksatmanın kas yapma sürecine ve sağlığa zarar verdiğini belirten Waternet Sağlıklı Beslenme Uzmanı Diyetisyen Canan Aksoy, “Düzenli spor yaparken düzenli beslenemezseniz, egzersizden istediğiniz performansı alamazsınız. Düzenli egzersiz yaparken ve sağlıklı beslenirken yeterince su içmezseniz, zamanla vücudunuza zarar verirsiniz” diyor. Yaz mevsimi yaklaştıkça kadınlar kadar erkekler de dış görünüşlerine özen göstermeye başlıyorlar ve kaslı bir vücuda sahip olmak için hızlıca spor salonunun yolunu tutuyorlar. Yoğun bir egzersiz dönemine giren erkekler, sadece kas yapmaya odaklanınca sağlıklı beslenmeyi ve yeteri kadar su içmeyi unutabiliyorlar. Oysa ki, fit bir vücuda sahip olmak için su, beslenme, uyku ve egzersiz olmazsa olmazlar arasında ilk sıralarda. Egzersizin mevsimi yoktur Kas yapmak için en etkin çözüm olarak görülen spor ve egzersiz, aslında sadece kilo vermek veya daha iyi görünmek için değil; kas, kemik ve kalp damar sistemini korumak, depresyondan uzaklaşmak, kan yağlarını sağlıklı sınırlarda tutabilmek, diyabet ve kanserden korunmak için de büyük önem taşıyor. Sağlıklı bir vücuda ve yaşama sahip olmak için sürdürülebilir bir şekilde egzersiz yapmayı tavsiye eden Waternet Sağlıklı Beslenme Uzmanı Diyetisyen Canan Aksoy, egzersizin mevsimi olmadığını vurgulayarak, “İster yürüyün ister fitness yapın isterseniz de futbol oynayın ama hayatınızın her döneminde mutlaka egzersize yer verin...

25 05 2016 / Devamı

Ahmet Maranki Saç Dökülmesine Lavanta Kürü tarifi

Derideki bazı rahatsızlıkların nedeni karaciğerden kaynaklanmaktadır. Lavanta kürü aynı zamanda, halk arasında ala hastalığı olarak bilinen vitiligo, sedef ve deride ileri yaşlarda oluşan yaşlılık lekelerine karşı da önleyici rol oynamaktadır ve bu hastalıkların tedavisinde de önemli bir yardımcı ve destekleyicidir. Lavanta, saç dökülmesine karşı da çok etkili. Ancak, bu konudaki uygulama dıştan olup, hazırlanması farklıdır. Lavanta kürü nasıl uygulanır? Bir tutam lavantayı 0.3 litre (yaklaşık bir buçuk su bardağı) suda dört dakika demleyiniz. Demleme süresi tamamlandıktan sonra, ılımasını beklemeden süzülmesi gerekir. Süzme işlemi tamamlandıktan sonra ılımasını bekleyiniz. On beş gün boyunca her gün, akşam yemeklerinden en az iki saat sonra bir çay bardağı dolusu içilmesi gerekir. Her defasında (her kullanımda) taze olarak hazırlanması şarttır. Bir gün önce arta kalan miktarı kullanmayınız. Kolay olsun diye bir kaç günlük hazırlayıp buzdolabında koruma altına almayınız. Hiç bir şekilde damak tadına uygun olsun diye içerisine şeker veya benzeri bir katkı ilave etmeyiniz. On beş günlük ilk kür tamamlandıktan sonra rahatsızlığın seyrine göre haftada üç-dört defa, akşam yemeklerinden en az iki saat sonra bir çay bardağı içilmeye devam edilir. Karaciğer metabolizması sağlıklı çalışmaya başladıktan sonra kür sonlandırılmış olur. Yılda bir defa yapılabilir Her sağlıklı insanın yılda bir defa on beş günlük lavanta kürünü uygulamalarında çok büyük faydalar var. Hiçbir bitkisel kürü alışkanlık haline getirmeyin. Karaciğer yetmezliği şikayeti olanların, Hepatit-B veya Hepatit-C visürü ile yaşamak zorunda olan insanların zaman zaman lavanta kür&...

05 04 2016 / Devamı

Kireçlenmeye ne iyi gelir

Uzmanlar, “Omega- 3’ü sadece balık yağından değil yumurtadan, yağlı balıklardan, keten tohumundan ve cevizden de almak mümkün” tavsiyesinde bulunuyor. Üsküdar Üniversitesi sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç.Dr. Defne Kaya, omega-3 yağ asidinin sadece kalp krizi ve felci önlemekle kalmadığını belirterek kireçlenme sürecini yavaşlattığını söyledi. Doç.Dr. Kaya, şöyle konuştu:   “İnsan vücudu için hayati öneme sahip olan ama vücut tarafından üretilemediğinden gıdalardan düzenli olarak alınması gereken omega-3 yağ asidi (eikosapentaenoik asit(EPA) ve dokosaheksaenoik asit(DHA) sadece kalp krizini ve felci önlemekle kalmıyor, kaslar, tendonlar (kasları kemiğe bağlayan kirişler) ve eklemler için de mucizevi etkileri nedeniyle kireçlenme sürecini de yavaşlatıyor.  Vücudun omega-3 yağ asidine ihtiyacı daha anne karnındayken başlıyor, ömür boyunca da devam ediyor. Omega-3 alımı ilk anne sütüyle olduğundan, anne sütünün önemi burada bir kez daha ortaya çıkıyor. Uzun zamandır omega-3 yağ asidi, başta romatoid artrit olmak üzere romatizmal hastalıkların inflamatuar (yangılı) durumlarının tedavisinde yangıya neden olan kimyasalları azalttığı için doğal bir anti-inflamatuar ve Ağrı kesici olarak kullanılmaktadır.  Aynı şekilde kireçlenmenin tedavisinde hem eklem yapılarının iyileştirilmesinde hem de kireçlenme ağrısını azaltmada güvenli olarak kullanılmaktadır. Omega- 3 yağ asitleri kıkırdak dokunun harabiyetine neden olan kimyasalları azaltarak özellikle başlangıç ve orta evre osteoartritte (kireçlenme) tedavi edici bir görev üstlenir.  Diz ekleminde osteoartrit olan hastalarda hareket ve yaş...

02 04 2016 / Devamı

Saç rengini açma yöntemleri

Saçlarınızın renginden sıkıdıysanız ve bir kaç ton daha açık saç rengine kavuşmak istiyorsanız hemen ilk yapmanız gereken bir kuaföre gitmek olmayabilir. Özellikle oriel ve benzeri açıcıların saça verdiği zarar ortadayken uygulayabileceğiniz bazı doğal yöntemler mevcut. Bu yöntemler hem doğal hem de oldukça uygun maliyetli olduklarından tercih sebebi olabilir. Papatya suyu: Bir su bardağı papatyayı sıcak suya atarak demlenmesini bekleyin. Demlenen papatyayı süzdükten sonra suyu saçınıza yedirin ve güneşe çıkın. Bu işlem sayesinde saçlarınızın günden güne açılıp doğal sarı hareler elde ettiğnizi göreceksiniz. Soğan kabuğu: Soğan kabuklarını sıcak suyun içine atarak kaynatın. Su ılık hale geldiğinde saçlarınıza bu karışımı dökün. Güneşte kurumasını bekleyin. Bu yöntem saçınıza kızıl kahve yansımalar verecektir. Limon suyu: Bir limonun suyunu yarım su bardağı suya ekleyin. Daha sonra saçınızda açılmasını istediğiniz yerlere bu karışımdan sürün. Limon saçlarda sarı yansımalar oluşturur. Bira: Biranın içinde bulunan arpa suyu saç renginin doğal olarak açılmasına yardımcı olur. Bira saça döküldükten sonra güneşin altında bekletilirse sonuç çok daha iyi olacaktır. ...

01 04 2016 / Devamı

İpana Luxe Perfection Beyazlatıcı Diş Macunu yorumlarım

Doğru makyaj, dolgun kirpikler, bakımlı bir cilt, hacimli saçlar… En önemlisi de beyaz dişlerle sağlıklı, güzel bir gülümseme! Bu yüzden diş bakımına ve beyaz olmasına oldukça özen gösteriyorum. Sürekli yeni ürünleri deneyimlemeyi de seviyorum. Burada raflarda gözüme çarpan ve Amerika’nın en büyük diş macunu markası olan Crest aslında Procter and Gamble’ın Türkiye’de sunduğu İpana markasıyla tamamen aynı içeriklere sahipmiş. Dünyada ilk defa beyazlatıcı bantları üreten bir marka olduğu için 3 boyutlu Beyazlık ailesi oldukça ilgimi çekti. Son zamanlarda market alışverişine gittiğim her mağazada ve televizyonlarda sıklıkla İpana’nın yeni ürünü olan Perfection’a denk gelince ve özellikle 3 günde %100’e kadar lekesiz iddasını duyunca denemek istedim ve hemen aldım. İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu ünvanına sahip bu diş macunu ile deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Diş hekimimin de daha beyaz bir diş için önerdiği İpana 3D White Perfection ile güvenle, bembeyaz gülebiliyorum. Perfection diş macunu 3 Boyutlu Beyazlık ailesinin en ileri ve etkili beyazlatıcı diş macunu teknolojisini içeriyor. Böylece diş minesine zarar vermeden sadece 3 günde diş yüzeyindeki lekeleri %100’e kadar etkin biçimde çıkarıp ve bembeyaz bir gülümsemeye sahip olmamızı sağlıyor. Performansına gerçekten çok şaşırdım. Etkisi inanılmaz! İlk kullanımdan itibaren bile diş yüzeyindeki lekeleri çıkarma etkisini farkediyorsunuz. Keskin nane tadıyla ferahlığı sağlıyor, böylece uzun süre ferah bir nefese de sahip oluyorsunuz. Beyazlatma etkisi bu kadar iyiyken diş mineme hiç bir zarar vermediğini bilmek de çok güz...

31 03 2016 / Devamı

Karanfil saçı uzatır mı?

Dünya’nın her yerinde hanımlar tarafından tercih edilen karanfil, saça oldukça faydalı bir bitkisel ürün olmakla birlikte sizlerin saç dökülmesi, saç yıpranması gibi temel pek çok sorununu kökünden çözüyor. Karanfil kullanımını arttıran ve bunu düzenli olarak sağlayan pek çok hanımın, saç ile alakalı problemlerden hızlıca kurtulduğunu görmek mümkün oluyor. Karanfil, hem fiyat olarak uygun olmasından, hem de kolaylıkla bulunabilen bir ürün olmasından dolayı artık hanımların başlıca tercihi haline geldi. Bu yüzden de karanfilin saça faydalarını daha fazla bir şekilde sağlamak isteyen hanımların ilgi ve alakasının bu yöne doğru kaydığını görüyoruz. Karanfilin Saça Faydaları Nelerdir? Saçlara gür bir hacim kazandırır. Saç dökülmelerini kısa sürede durdurur. Dökülen saçların yerine, yeni saç çıkarıldığı gözlemlenmiştir. Parlak ve canlı bir saç istiyorsanız en doğru tercih karanfildir! Saçların çabuk uzamasına yardımcı olur. Saç kırıklarını onarır, bu nedenden dolayı da saç kestirmenizin önüne geçer. Saçların sık sık oksijen alımını sağlar, bu da çabuk uzamaya oldukça yardımcıdır. Ciltte görülen mantarlara tedavi için birebirdir. Kolay şekil alan bir saç yapısı oluşturur, uzun süreli saçlarınızı parlak ve canlı kullanmanızı sağlar. Karanfili Saça Nasıl Uygulayabilirim? 1 çay bardağı karanfilin tümünü, bir litre su içerisine boşaltın ve 24 saat süreci boyunca da herhangi bir şekilde dokunmayın. Kapağı kapanabilen bir kavanoz içerisinde muhafaza etmek en ...

30 03 2016 / Devamı

Kabızlığa ne iyi gelir

Kabızlık Nedenlerine de değinen Diyetisyen Hilal Mutlu sözlerine şöyle devam etti: "Kabızlık değişik nedenlere bağlı olarak gelişmekle birlikte beslenme ile doğrudan ilişkilidir. Yetersiz sıvı ve posa alımı, fiziksel hareket azlığı ve yağdan kısıtlı diyet kabızlığın en önemli nedenleri arasındadır. Vücut suyunun yüzde 10 azalması kabızlığa yol açmak için yeterlidir. Bu nedenle sıvı alımı çok büyük önem taşımaktadır. Kabızlığa sebep olan diğer etmenler ise; gebelik, yaşlılık, bazı ilaçlar (antidepresif, antihipertansif, antasidler vb.), metabolik bozukluklar (hipotiroidizm, hiperkalsemi), anüsün, rektumun ve kolonun yapısal ve fonksiyonel bozuklukları, nörojenik anormallikler, psikojenik hastalıklar, demir eksikliği, lavmanın kronik olarak kullanıldığı durumlar olarak sayılabilir. Genellikle posadan zengin besinler (kurubaklagiller, meyve, sebze, tam tahıllı ürünler) tüketmek, bol sıvı almak ve bol egzersiz yapmak sorunu çözebilmektedir. Bu nedenle lif miktarı artırılmalı; beyaz ekmek ve işlenmiş tahıllar yerine tam tahıl ürünleri ile baklagiller kullanılmalıdır. Meyveler kabuğu soyulmadan tüketilmelidir. Probiyotik özellikli besinler, bağırsak florasına etki ederek uzun vadede bağırsak düzeni sağlamaya yardımcı olmaktadır. Bu yüzden günlük beslenmede kefir ve probiyotik yoğurda yer vermelisiniz. Her öğüne, çiğ sebze ve salata eklemek de fayda sağlamaktadır.” KABIZLIĞA KARŞI Sabah UYANINCA BUNLARI YAPIN “Günlük 2.5-3 litre su tüketmeye özen gösterilmelidir” tavsiyesinde bulunan Hilal Mutlu şu bilgileri verdi: “Herhangi bir sağlık probleminiz yok ise; rezene, yeşil çay, papatya ve anason çayını günde 2 fincan içmeye çalışın. Magnezyumdan zengin besinler bağırsak h...

29 03 2016 / Devamı

Tüp bebek tedavisi aşamaları nedir?

Tüp bebek tedavisi toplamda 5 aşamadan oluşmaktadır. Tedavinin ilk aşamasında tedavi yöntemine karar verilmektedir. Bu aşamada tüp bebek merkezi, çift için en uygun ve doğru tedavi protokolünü belirlemektedir.  Tüp bebek tedavisine başvurması planlanan çiftlerde tedavi süreci adetin 2. Ya da 3 günü başlamaktadır. Başlangıç günü anne adayına çeşitli muayene ve tetkikler yapılmaktadır. Şayet herhangi bir sorun, rahimde tedaviye engel olacak bir yapı söz konusu değilse, kadının FSH ve östrojen seviyelerine bakılır. Tedaviye uygunluk söz konusu ise kadının yaşı ve yumurtalık rezervlerinin durumuna bir tedavi planlanır. • Yumurtalıkların uyarımı: Yumurta gelişimi ve ilaç kullanımı sonucu vücudun verdiği yanıta göre ilaçlarda doz ayarlaması yapılabilir. Bu aşamada amaç, anne adayından çok sayıda yumurta toplamaktır. Bu aşama yaklaşık olarak 15 gün sürer. Bu süreçte yumurtalıkların gelişimi sürekli kontrol edilmektedir. Yeterli olgunluğa ulaşıldığında ise çatlatma iğnesi yapılır. Çatlatma iğnesinden 36 saat sonra yumurta toplama aşamasına geçilir. • Yumurta toplama: Tüp bebek tedavisinde yumurta toplama aşaması yaklaşık olarak 30 dakika sürer. Bu süreçte hastanın rahatsızlık duymaması adına sedasyon ya da lokal anestezi uygulanır. Çok endişeli anne adaylarına ise genel anestezi yapılabilir ancak bu çok gerekli değildir. Ardından ise transvajinal ultrasonografi ile foliküller toplanır. Ardından bu sıvı içindeki yumurtalar değerlendirilir. İşlem sonrası hasta 1-2 saat takip edildikten sonra eve gönderilebilir. Bundan sonraki kısım ise toplanan yumurtalar içerisinde olgun olanların seçilmesi ve döllenmesi ardından rahim içine transfer edilmesidir. • Döllen...

28 03 2016 / Devamı

Bebeğin cinsiyeti ne zaman belli olur?

Anne adaylarını gebeliğin mevcut olduğunu öğrenir öğrenmez, bebeklerinin cinsiyetini merak etmeye başlarlar. Genetik açıdan bebeğin cinsiyeti, zaten gebeliğin oluştuğu anda bellidir. Fakat bunun kesin olarak bilinebilmesi için en az 13 hafta beklemek gerekmektedir. Bu aşamada unutulmaması gereken, her gebelikte bebeğin cinsiyetinin aynı haftalarda anlaşılmayacağıdır. Çeşitli durumlarda gebeliğin pozisyonu ve diğer faktörler sebebiyle doğum anına kadar cinsiyet net bir şekilde öğrenilmeyebilir. Bebeğin cinsiyeti en erken ne zaman belli olur? Gebeliğin 12. Haftasının bitmesinden sonra vajinal ultrason ile tahmini bir cinsiyet tayini yapılabilir. Ancak bu aşamada gebeliğin pozisyonu da oldukça önemlidir. Gebeliğin 16. Haftasında ise karından yapılan ultrason ile bebeğin cinsiyeti belli olabilmektedir. Burada söz konusu olan gebelik haftaları cinsiyeti belirlemek için en erken olarak kabul edilen haftalardır. Bu haftalarda yapılan teşhislerin ileriki haftalardaki bulgular ışığında değişmesi her zaman için mümkündür. Bu sebeple de doktorlar genellikle bebeğin cinsiyet tayinini ilerleyen haftalarda söylemeyi tercih eder. Bebeğin cinsiyeti kesin olarak ne zaman belli olur? Bebeğin cinsiyeti gebeliğin 16. Haftasından sonra belli olmaktadır. Özellikle de 20. Gebelik haftasından sonra bebeğin cinsiyetinin kesin olarak tayin edilmesi mümkündür. Ultrason dışında bebekte cinsiyet belirleme yöntemi var mı? Bebeğin cinsiyet tayini için en yaygın kullanılan yöntemler; vajinal ya da karın üstünden yapılan ultrasondur. Fakat 20. haftadan sonra yapılan ultrasonda bile az da olsa yanılma payı mevcuttur. Cinsiyet belirlemede en kesin, net sonuçlar anne karnından alınan amnion sıvısı ve kromozom incelemesi ile alınabilmektedir. Bebeğin cinsiyetini kromozom incelemesiyle belirleme Kromozom değerlendirmesi, bebeğ...

28 03 2016 / Devamı

Saniyeler içinde uyumanızı yardımcı tüyolar

Yatağa yattığı gibi uyuyanları kıskanıyor, uykuya dalma sürenizi bir türlü ayarlayamıyorsanız, bu önerilere dikkat edebilirsiniz. Amerika Birleşik Devletleri Arizona eyaletinden Doktor Andrew Weil; öğrenmesi neredeyse hiç zaman almayan, ekstradan bir ekipmana ihtiyaç duymayan, yogadan ilham aldığı ve 4-7-8 yöntemi adını verdiği bir yol ile tüm bu sorunu ortadan kaldırdığını iddia ediyor.  Bu yöntem ile stresli ve gergin vücutların dengeye ulaşıp, basit bir şekilde uykuya dalabildiği iddia ediliyor. Yöntem yatağınıza yattıktan sonra altı adımda uygulanıyor. İşte uykuya dalmak için Andrew Weil yöntemi: Başlamadan önce dilinizi damağınıza tam dişlerinizin üzerinde olacak şekilde ve tüm egzersiz boyunca bulunduğu yerden oynatmayacak şekilde konumlandırın. Ağzınızdan içinizdeki tüm havayı oldukça yavaşça dışarıya verin. Bunu yaparken "hıssss" diye bir ses gelmeli. Ağzınızı kapayın ve içinizden 4'e kadar sayarken nefesinizi burnunuzdan verin.Dördüncü adım olarak nefesinizi tutun ve içinizden 7'ye kadar sayın. Derin bir nefesin ardından, 2.adımdaki "hısss" çıkarttığınız egzersizi içinizden 8'e kadar sayarak yapınTekrar nefes alarak 4-7-8 döngüsünü 3 defa tekrarlayın. Özet olarak her nefes alma sessiz bir şekilde burundan. Her nefes verme sesli bir biçimde ağızdan olmalı.4: Bu yöntemi uyguladığınızda vücudunuz daha fazla oksijen alacak, otonom sinir sisteminiz rahatlayacak ve daha sakinleşmiş hissedeceksiniz. 7: Sinir sisteminizi tekrar dengeleyecek ve stresiniz azalacak.  8: Vücudunuz ile nefes alışınızı birbirine bağlayacak. böylece sizi rahatlamaktan alıkoyan düşüncelerden uzaklaşacaksınız. Denemekte fayda var gibi görünüy...

27 03 2016 / Devamı

Müzik dinlemek sağlığa faydalı mı?

Hiç müziğin olmadığı bir dünya düşündünüz mü? Ne kadar uzak değil mi? Tarihe baktığımızda hemen hemen her uygarlığın din, meditasyon, tıp, ritüeller ve eğlence için farklı şekillerde de olsa müziği kullandığını görürüz. Sizler için müziğin sağlık üzerindeki kanıtlanmış etkilerini derlemeye çalıştık. Müziğin ruhun gıdası olduğunu biliyoruz peki ya kalp? Müziğin hastalıkları tedavi etmede birçok faydası olduğunu gösteren sayısız araştırma vardır. Massachusetts Hastanesinde gözlemlenen kalp ameliyatı geçirmiş kişilerden elde edilen verilere göre. Ameliyat sonrası Mozart'ın piyano sonatlarını dinleyen hastalar diğer hastalara göre çok daha hızlı iyileşme göstermişlerdir. Kalp ritmleri ve tansiyonları çok daha hızlı normal değerlere gelmiştir. Sebebi bilinmeyen ağrılardan muzdarip hastaların sadece müzik dinletilerek ağrılarının azaltıldığı araştırmalarla sabittir. Bu noktada en iyi ağrı kesici müziğin klasik müzik, özellikle Mozart ver Bach olduğu görülmüştür. Müzik meditasyonunda heavy metal ve tekno müzik kullanılması durumunda hastaların rahatsız olduğu ve kalp atışlarının düzensizleştiği gözlemlenmiş, bu sebeple bu tür müziklerin terapide kullanılması sakıncalı bulunmuştur. Bilinçaltımıza müzik ile mesajlar yollanarak obezitenin önüne geçilmesi denenmiş bir yöntemdir. Böylece kişinin yapması gereken diyet, alacağı gıdalar, vb. şeyler müzik ile bilinçaltına işlenerek kilo kontrolünde daha başarılı sonuçlar alınmıştır. Ayrıca yemek yerken dinlenen yumuşak ve sakin müziklerin kişinin daha az ve yavaş yemesine yol açtığı da gözlemlenmiştir....

27 03 2016 / Devamı

Hızlı saç uzatan maske tarifi

Saçlarınızın kısalığından ya da yavaş uzamasından şikayetçiyseniz işte size yardımcı olabilecek maskeler... Evde kendinizin kolaylıkla hazırlayabileceği bu tarifler sayesinde saçlarınız sağlıklı bir şekilde uzatabilirsiniz. Susam otu maskesi 1 yemek kaşığı çörek otu yağı 1 yemek kaşığı susam otu 1 adet yumurta sarısı - Malzemeleri karıştırıp saçlarınıza masaj yaparak yedirin. - On dakika kadar bekledikten sonra yıkayıp temizleyin. - Haftada 1 kere düzenli olarak kullanabilirsiniz. Tarçın maskesi 2 yemek kaşığı bal 1 adet yumurta 1 yemek kaşığı toz tarçın 2 yemek kaşığı dulavrat otu yağı - Listede bulunan malzemeleri karıştırıp benmari usulü yada mikrodalga fırında az miktarda ısıtın. - Saçlarınızı suyla nemlendirdikten sonra ılık haldeki karışımı saçlarınıza sürün ve bone ile saçlarınızı sarıp 1 saat bu şekilde bekleyin. - Bone yerine nemli bir havluyu da kullanabilirsiniz. Sürenin sonunda saçlarınızı ılık su ile yıkayıp temizleyin. Haftada 1 kere düzenli olarak kullanabilirsiniz....

26 03 2016 / Devamı

Muzun faydaları

İngiltere'deki bir okulda 200 öğrenci üzerinde yapılan araştırmada, kahvaltıda, ara öğünlerde ve öğle yemeğinde muz yiyen çocukların sınavlarda daha başarılı olduğu ortaya çıktı. İşte muzun sağlığa olan diğer faydaları: - Araştırmada potasyum deposu olan muzun çocukların öğrenme yeteneklerini de geliştirdiği kanıtlandı. - Muz, yumuşak ve pürüzsüz yapısı nedeniyle bağırsak hastalığı olan hastaların diyet listelerinde yer alan bir meyvedir. - Doğal bir asit önleyici olduğu için, ülser gibi mide hastalıklarına iyi gelir. - Hamilelikte mide bulantısını önler. Ara öğünlerde tüketilen muz, kan şekeri seviyesini yükseltir ve özellikle sabahları hamilelerde oluşan mide bulantısını önler. - Kansızlık sorununu çözer. Yüksek miktarda demir içeren muz, kandaki hemoglobin oranını artırır ve kansızlığı önler. - Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi, potasyum zengini olan bu tropikal meyvenin kan basıncını düşürdüğünü ve felç riskini önlediğini de yaptığı araştırmalarla destekledi. - Sinek ısırığı olan bölgeyi iyileştirir. Sinek ısırığı olan bölgeye krem ya da herhangi bir losyon sürmeden önce bir parça muz sürmeyi deneyin. Muz, sinek ısırığı olan bölgedeki şişliği ve tahrişi önler. - Gerginliği önler. Muz, B vitamini zengini bir meyvedir ve sinir sistemini yatıştırmaya yardımcı olur. - Depresyonu önler. Muz, bir çeşit protein olan triptofan içerir ve vücutta serotonin (mutluluk) hormonunun salgılanmasına destek olur. Serotonin hormonu, rahatlamanızı sağlar ve modunuzu yükseltir. - Ayrıca yüklü miktarda B6 vitamini içeren muz; kan şekerinizi yükseltir ve enerji vererek modunuzda olumlu değişikliklere neden olur. - Mide ekşimesine iyi gelir. Muz, doğal...

26 03 2016 / Devamı