» Böbrek taşından nasıl kurtuluruz?



Ülkemizde, kadınlarda yüzde 7 erkeklerde ise yüzde 15 oranında görülen böbrek taşı rahatsızlığında sıvı tüketiminin önemini vurgulayan Güneri bu osrunda kurtulmanının yöntemlerini açıkladı. NELERE DİKKAT EDİLMELİ? - Aşırı tüz tüketmeyin - Her gün en az 2.5 litre sıvı tüketin - Süt ve süt ürünlerini gerekli miktarda tüketin - Ailenizde böbrek taşı öyküsü varsa düzenli olarak üroloji kontrolünden geçin. - Yan ağrısı, idrarda yanma gibi şikayetleri ciddiye alın. - Aşırı hayvansal protein alımından uzak durun. - Düzenli spora özen gösterin - Aşırı çay ve kahve tüketiminden kaçının. - Taş oluşumunu tetikleyebilen fındık, fıstık,çikolata gibi oksalat yüklü yiyecekleri azaltın. - Tekrarlayan taş hastalığınız varsa hekiminiz değerlendirmeler sonucunda tekrar taşınız oluşmaması için tedavi verecektir. Hekiminize danışmadan ilaç almayın. - Bol limon tüketin. Limon, birçok taş türünden korumada etkilidir ve tavsiye edilir....

Devamını Oku

» Üzüm çekirdeğinin faydaları



Üzüm çekirdeğinin faydaları hakkında bilgiler veren aktar Abdullah Yakar, "Üzüm çekirdeğinin en önemli etkilerinin başında kan damarlarının güçlendirilmesi ve onarımı üzerinedir. Kalp ve damar üzerine çok olumlu etkileri mevcuttur. Fransa doymuş yağ oranı tüketiminin en yüksek olduğu ülkelerin başında gelir. Doymuş yağlar kalp ve damar sağlığı açısından arzu edilmeyen bir yağ çeşididir. Buna rağmen Fransa doymuş yağ oranı yüksek besinlerle beslenmelerine karşın kalp-damar hastalığı düşük olan ülkelerin başında yer alır. Yapılan araştırmalarda Fransa'da bol miktarda üzüm, üzüm çekirdeği ve bunların yan ürünlerinden kullanıldığı tespit edilmiştir" ifadelerine yer verdi. Aktar Abdullah Yakar, "Üzüm çekirdeğinin içerdiği antioksidan maddelerden dolayı kan yağının ve kolesterolünde ve kan damarlarındaki yağ birikimine engel olduğu belirlenmiştir. Bu sebeple üzüm çekirdeği hasarlı ve zayıf kan damarlarının güçlendirilmesinde çok etkili bir bitkidir. Yine kırmızı ve siyah üzümün kabuk kısmında bulunan bir madde kanseri önlemede ve kalp krizi riskini azaltmaktadır. Üzüm çekirdeği bağırsak metabolizmasını hızlandırır, vücudu hastalıklara karşı korur, yağların erimesini sağlar. Cildi temizler, cildin taze ve genç kalmasına yardımcı olur. Alerji ve kireçlenmelere karşı faydalıdır. İltihaplanmayı önler, yüksek tansiyonu düşürür. Tıkanmış bağırsakları açar. Romatizma ve mafsal iltihaplanmaları önler. Kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur. Kolesterolün damarlarda birikmesine engel olur. Bu yüzden damar tıkanıklığına engel olur. Siyah üzüm çekirdeği çok etkili bir kan yapıcıdır" sö...

Devamını Oku

» Güneş yanığını tedavi etmenin yolları



Ehow isimli internet sitesinde yer alan habere göre, eğer kaşınan kırmızı bir deriniz ve ağrılı su toplanmalarınız varsa ve güneş yanıklarına anormal terleme, bulantı ya da kusma da eşlik ediyorsa hemen uzman bir doktordan yardım alın. Cildiniz iyileşene kadar topikal semptomları hafifletebilirsiniz, vücudunuzu yeniden nemlendirebilir ve ileri vakalarda ise ağrıyı tedavi edebilirsiniz. Vücudunuzun su eksiğini tamamlayın: Terlemeyle ve güneşten yanmış cildiniz nedeniyle oluşan su kaybını yerine koymak için bol bol su için. Vücudunuzda büyük bir alan güneşten etkilenmişse, küveti ılık veya biraz serin suyla doldurup içinde yanıklarınız biraz geçene kadar bekleyin. Nemlendirici: Cildinizin nem seviyesini yerine koymak için güneşten etkilenen bölgeye mümkün olduğu kadar kısa sürede nemlendirici sürün. Ancak su toplayan alanların patladığı, açık yara haline gelen yerlere nemlendirici kesinlikle sürmeyin. Sadece orta derecedeki yanıklara sürün. Doğal aloe vera içeren losyon ya da kremlerin yumuşatma etkisi daha fazladır. Calamin losyon: Eski moda olan calamine losyon, güneş yanığı belirtilerini hızlı ve etkili bir şekilde rahatlatır. Güneş yanıklarına düzenli olarak sık sık uygulamayı unutmayın. Çünkü losyonun etkisi 1-2 saat içinde yok oluyor. Yeniden losyon sürmeden önce yapacağınız ılık bir banyo da yardımcı olabilir. Hidrokortizon merhem: Bu merhemler güneş yanığına bağlı yanıkların ağrısını dindirir ve terlemeyi azaltır. Ancak bu merhemin geniş alanlarda, yüzünüzde ve su toplamalarında uygulanması uygun değildir. Bu merhemi doktor ya da eczacı denetiminde orta derecedeki yanıkları tedavi etmek için kullanın. Ağrı kesiciler: Hiçbir şey güneş yanığından kaynaklanan ağrıların...

Devamını Oku

» Meme uçları hakkında bilmeniz gerekenler



Meme uçları hakkında neler biliyorsunuz? Bebek için besin kaynağı olmak dışında ne işe yarar meme uçları? İşte meme uçları hakkında bilmeniz gereken 13 şey. 2. Dik meme uçları kadının her zaman cinsel olarak uyarıldığı anlamına gelmez. Aslında sadece onun üşüdüğünü veya kıyafetinin sürtmesi sonucu meme uçlarının uyarıldığı anlamına gelebilir.   3. Her kadının meme ucu cinsel uyarılma sonucu sertleşmez. Sertleşmediğinde bu kadının heyecanlanmadığı anlamına gelmez. 4. Meme uçlarının sadece bir deliği yoktur. Meme ucunun birden çok deliği olduğu emzirmeye başlanmadan önce genellikle fark edilmez. Aslında 15-20 arası küçük açıklık vardır kanallar vardır, tıpkı küçük bir fıskiye gibi. 5. Kıllı meme uçları tamamen normaldir. Erkek olmasanız bile, meme uçlarınızın çevresinin, yani areola bölgesinin kıllı olması düşündüğünüzden yaygındır. Hoşunuza gitmiyorsa her zaman ağdayla alabilirsiniz, ama orada kıl olması "yanlış" olduğunun göstergesi değildir 6. Meme uçlarının duyarlılığı değişkendir. Bazı kadınlar için meme uçlarına özellikle seks sırasında dokunulması harika hissettirir. Bazıları içinse duyarlılık dayanılamayacak kadar fazladır ve ellerinizi başka yere koymanızı tercih ederler. 7. Bazı kültürlerde kadınlar eşlerinin ilgisini çekmek için meme uçlarını boyarlar. Bazı kültürlerde eğer bir kadının meme ucu yeterince koyu değilse boyanır, böyle kadın karşısındakini istediği mesajını yollar. Japonyada ise şimdiki moda, pembe meme uçlarına sahip olmak. 8. Herkesin areolasında şişlikler vardır. Meme ucunun çevresindeki küçük şişliklere Montgomery bezi denir. Bu şişliklerin amacı doğal bir kay...

Devamını Oku

» Varisten kurtulmanın yolları



Varisin neden oluştuğu hala bilinmese de tedavi sürecinde olumlu gelişmeler yaşanıyor. Varis tedavisinde son olarak ameliyatsız bir yöntem olan buhar tedavisi yöntemi uygulanıyor. Haberimizde buhar tedavisi ile varis tedavisinin ameliyattan farklılıklarını, buharla varis tedavisindeki ilkeleri, buharla tedavi işleminin nasıl yapıldığını görebilirsiniz. Varis genç yaştan itibaren hem kadınları hem de erkekleri tehdit eden ciddi bir hastalık. Tedavi edilmezse damar içi iltihaplara, akıntılı kötü kokulu yaralara hatta akciğere pıhtı atması sonucu ani ölümlere dahi neden olabiliyor. Erken evrede ve genç yaşlarda pek çok tedavi seçeneği mümkünken, yaş ilerledikçe eklenen ilave risk faktörlerinden dolayı tedaviler de mümkün olamıyor. Ancak Avrupa'da geliştirilen ve 2 yıldır Türkiye'de de uygulanan buhar tedavisi yöntemi ileri yaştaki ameliyat riski bulunan hastalarda da uygulanabiliyor. Buhar tedavisi ile ileri yaştaki varis hastalarında da başarılı sonuçlar aldıklarını ifade eden Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Kalko, "Bu yöntem Avrupa'da ilk olarak kanser tedavilerinde kullanılıyordu. Daha sonra varisler için uygulanmaya başlandı. Damarın içine steril sıcak su buharı püskürtülerek uygulanan yöntem klasik tekniklerin yan etkilerinden de koruyor. İsteğe göre lokal, spinal ya da genel anestezi altında steril ortamda yapılan bir operasyon. Kişi aynı gün taburcu olabiliyor. Özellikle ince çaplı ve eğrilikler olan damarlarla beraber tüm varis sorunlarında da uygulanabilir olması büyük avantaj sağlıyor. Buharı Tedavisi lazere göre yan etkileri çok daha az bir yöntem" dedi. Uygulama sonrası dikkat edilmesi gerekenlere de değinen Prof. Dr. Yusuf Kalko, "Hastaların uygulamadan sonra yaklaşık 1 ay süre i...

Devamını Oku

» Hamilelik lekeleri nasıl geçer



Yüz bölgesinde en sık yanaklar, üst dudak ve alında, yüz dışında ise boyun, göğüs orta hat ve ön kolun dış yan yüzünde görülür. Ana etkenler kadınlık hormonları olan östrojen, progesteron ve güneştir. Hamilelik döneminde kadınlık hormonlarının yükselmesi ile doğal olarak deri güneş görmediği alanlarda da koyulaşır. Fakat güneş gören bölgelerde oluşan lekelenmeler güneş görmeyen bölgelerdekilerin aksine hamilelik sonrası düzelmezler. Hamilelik dönemi lekelerinden kurtulmak için özellikle güneş ışığına çıkmamanız gerekmektedir. Gün ışığı, ciltteki pigmentasyonu artırır ve kalıcı hamilelik lekelerine sebep olabilir. Beyaz tenli bayanlarda ve sarışınlarda hamilelik lekeleri oluşumu ihtimali daha yüksektir.   Hamilelik maskesi denmesine rağmen melasma sadece hamilelerde görülen bir sorun değildir. Doğum kontrol hapı kullananlar, güneşe duyarlandıran maddeler içeren kozmetik ürünlerin kullanılması da benzer sorunları tetikleyebiliyor. Bazen üst dudağa yapılan bir ağda sonrası lekelenme başlayabilir. Hamilelik lekelerinin oluştuktan sonraki genel seyri kış aylarında güneşin etkisinin azalması ile lekelerin renginde açılma, yaz aylarına girişte var olan leke alanlarının tekrar koyulaşması yanında yeni alanlarda da lekelerin oluşması şeklindedir.   Kozmetik olarak birçok kadının tedavi için farklı yöntemleri kullandıklarını biliyoruz. Bu yöntemler renk açıcı kremlerin, doğal hazırlanan bir takım karışımların kullanılması ve güneş koruyucu kremler, kimyasal peeling, dermabrasyon, lazer tedavileri şeklinde sıralanabilir. Fakat bu tekniklerin çoğu lekeler de geçici bir düzelmeye neden olur. Daha sonra koruma devam ettirilmez ise lekelerde tekrar koyulaşma görülür...

Devamını Oku

» Lens nasıl kullanılır lens kullanmanın kuralları



Günümüzde kontakt lens kullananların sayısı hızla artıyor. ‘Renkli göz’ isteğine yanıt verebilmesiyle decezbeden kontakt lensler, bazı basit kurallara dikkat edilmediğinde ise ciddi tehlikelere davetiye çıkarıyor.   Acıbadem Fulya Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nazan Bengüdeniz,lens kullanımında özellikle 30-40 yaş arası yetişkinlerin çok önemli hatalar yapabildiğini belirterek “Saatte 200 km hızla giden bir otomobil de önce kaza yapmayabilir ama günün birinde kaza geçirme olasılığı diğerlerine göre çok daha yüksektir. Onun için ‘lensi disiplinli kullanın’ diyoruz. Aksi halde yaşanan komplikasyon göz nakline hatta göz kaybına kadar gidebiliyor” diyor. Hele de yazın çok daha dikkatli olunması şart! Zira havuz, deniz, kum, açık hava derken kontakt lensler tehlikeye çok daha açık hale geliyor. Prof. Dr. Nazan Bengüdeniz kontakt lens kullanımında 10 altın kuralı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.    • Kıyafet seçer gibi lens seçilmemeli Kontakt lens almadan önce mutlaka göz hekimine başvurulmalı. Zira ölçüleri, çapı ve türevinden günlük mü 15 günlük mü yoksa aylık lens mi takılacağına, renkli lens ise hangi renk olacağındanastigmatlı bir lens mi gerektiğine dek birçok kritere göre reçete yazılmalı.  Temel kriterlere dikkat etmeden kişinin göz renginde değişiklik için doğrudan optik mağazasına gidip istediği göz rengine göre kontakt lens alıp takması son derece yanlış. Gözlük numarası ile lens numarası bazen aynı olabilse bile çoğunlukla birbirinden farklı olduğundan “Ben 3 numara gözlük kullanıyorum, 3 numara lens alayım” demekde tehlike...

Devamını Oku

» Güneş kremi kullanırken nelere dikkat edilmeli?



Dünyada yaşamın devam etmesi için gerekli ışın kaynağı olan güneşin pek çok olumlu etkisi bulunuyor.   Isı verme D vitamini yapımı, bazı cilt hastalıklarında tedavi edici olarak kullanılması, insan psikolojisine olumlu etkisi bunlardan sadece birkaçı. Son yıllarda ozon tabakasında oluşan incelme sonucu güneş ışınları yeryüzünü daha çok etkilediğini ve buna bağlı olarak güneş yanıkları, deri kanseri oluşumu, ışığa bağlı alerjik hastalıklar ve ışığa bağlı cilt yaşlanması riski arttığını ve güneş kremi kullanırken dikkat edilmesi gerekenler... 1) Bir güneş koruyucu kremin güneş koruma faktörü ne kadar yüksekse o kadar iyi koruyucudur. Ancak sadece UVB koruması yeterli olmaz. UVA koruması için özel ölçümler sonrası oluşturulan değerlerin de üründe yer alması gerekir.  2) Güneş koruyucu hem UVB hem de UVA için koruyucu olmalıdır. O nedenle ürünün üzerinde UVB koruması için SPF değerine, UVA koruması için IPD değeri yer almalıdır. SPF değeri 30 olan bir güneş koruyucu güneşten yüzde 97 oranında korur. Daha yüksek koruma faktörlerinin etkileri ihmal edilebilir düzeydedir. 3) Suya dayanıklı olmalıdır. Bu durum özellikle yüzme ve terleme sonrası ürünün ciltten uzaklaşmaması için gereklidir. 4) Sivilce oluşmasını engellemek için su bazlı olmalıdır.  5) Alerji riski yüksek maddeler içermemelidir. 6) Güneşe çıkmadan en az 20 dakika önce sürülmelidir. 7) Deniz kenarı veya havuz başında bulunulduğunda her saat krem tekrar sürülmelidir. 8) Kremin son kullanma tarihine mutlaka bakılmalı, bir krem 2 yıldan fazla kullanılmamalıdır. 9) Kremler serin ve güneş görmeyen bir yerde muhafaza edilmelidir. 10) Açık tenliler, sarışınlar, ...

Devamını Oku

» Makyaj İçin Küçük Sırlar



Makyaj için küçük sırlar işte en güzel makyaj sırları    Makyaj yaptıktan sonra yüzünüzün istediğiniz gibi görünmediğini düşünüyorsanız belki birkaç küçük öğüde ihtiyacınız var...   Öncelikle cildinizi size uygun temizleyici ile temizledikten sonra , cildinizi bir miktar yine cildinize uygun bir krem ile nemlendirin.  Cilt tipinize ve renginize uygun bir fondöteni bütün yüzünüze ve çenenizin altina doğru düzgünce yayın. Fondöteni ince bir tabaka halinde sürmeye özen gösterin, bu şekilde daha iyi sonuç elde edeceksiniz. Cildinizdeki kusurlari bir kapatıcının yardımıyla gizleyin. Bunun için cilt lekelerine veya sivilce gibi yerlere bir miktar kapatıcı sürmeniz yeterli. Gözlerinize farı sürerken önce tüm gözkapagına bir aplikatör yardımıyla farı sürün. istediginiz kısımlarda rengi azaltın, artırın.  Göze gölge yapmak istiyorsanız bunu bir göz kalemi ile yapabilirsiniz. Uygulayacagınız ton, göz farından daha koyu olmalıdır. Yaptığınız bu çizgiyi bir pamuklu çubuk yardımıyla hafifçe yukarıya dogru dagıtın.  Kirpiklerinizin daha sık görünmesi ve göz biçiminizin daha iyi farkedilmesi için göz çevresine yani kirpik diplerinize çizgi çekebilirsiniz ancak sert çizgilerden kaçının.  Kaşlar içinse bir fırça yardımıyla kaşlarınızı yukarı doğru tarayın. Kaş renginize uygun bir kalemle kaşlarınızı küçük darbelerle boyayın ve hafifçe dagıtın. Bunun için toz far da kullanabilirsiniz.  Yanakları renklendiririken allığınızı yanak çukuruna iyice yayın. Allığı sürdüğünüz yerde sade...

Devamını Oku

» Gizli şeker nasıl belli olur?



Gizli şeker nasıl belli olur gizli şekerin 7 belirtisi işte gizli şekerin 7 belirtisi.   Şeker hastalığının bir önceki safhası olan gizli şekerin 7 belirtisi var. Bu belirtiler şöyle;   Devamlı tatlı yeme isteği, açlık atakları Son zamanlarda aşırı kilo alma veya zayıflama Gündüzleri uyuklama olması Öfkelenme, birden sinirlenme Terlemenin artması, gece terleme, gece baş terlemesi Halsizlik, yorgunluk, sıkıntı olması, psikolojik değişiklik Ağız kuruması, çok su içme, çok idrara gitme  ...

Devamını Oku

» Diş çürüğü nasıl engellenir?



Diş çürüklerini nasıl engelleriz diş çürümelerinin önüne nasıl geçebiliriz?   Günlük hayatta ciddi bir sorun yaratan ve hastanın yaşam kalitesini etkileyen diş ağrısı özellikle sıcakların artmasıyla birlikte yaz mevsiminde bir kabusa dönüşebilir. İstanbul Aydın Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ece Çalışkan, beklenmedik bir diş ağrısı ile karşılaşılması halinde diş hekimine gidilene kadar ki süreçte neler yapılabileceğine dikkat çekti. İstanbul Aydın Üniversitesi Endodonti Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ece Çalışkan, çürük oluşumunu önlemenin yollarını ve diş ağrısı meydana gelmesi halinde yapılabilecek müdahaleleri anlattı. “Yaz aylarında sıvı tüketiminiz azalması halinde ortaya çıkabilecek en önemli sorunlardan birisi ağız kuruluğudur. Tükürük akışının azalmasıyla birlikte, dişler tükürüğün koruyucu etkisinden yararlanamaz. Sıcakların etkisi ve ağız kuruluğuyla su kaybı meydana geleceği için tükürük miktarı da azalır. Böylelikle çürük oluşumu hızlanır” diyen Yrd. Doç. Dr. Ece Çalışkan, “aşırı şekerli gıdaların tüketimi, ağız bakımına dikkat edilmemesi, mevcut diş eti problemleri nedeniyle diş aralarında biriken gıdaların iyi temizlenememesi, diş ipi kullanımının ihmal edilmesi gibi sebeplerin ağız içerisinde var olan çürük dişleri ve diş eti hastalıklarını ileri boyutlara taşıyarak dayanılmaz ağrılara sebep olabilir” ifadelerini kullandı. ÇÜRÜK OLUŞUMUNU ÖNLEMEK İÇİN BOL SU TÜKETİN Yrd. Doç. Dr. Ece Çalışkan, çürük oluşumunu önlemek için bazı tavsiyelerde bulunarak, “gü...

Devamını Oku

» Tamek Armudun Suyunu Çıkarttı!



Türkiye’de bir ilk! Sevilen içecek markası Tamek, ürünlerine yepyeni bir çeşit daha kattı: Tamek Armut Meyveli İçecek. Tamek Armut Meyveli İçecek gün içinde canınız keyifli bir atıştırmalık istediğinde içebileceğiniz güzel bir alternatif. İçtiğinizde gerçek armut yemişsiniz hissi uyandırıyor ve serinletiyor. Yeni ürünleriyle  tüketicisini şaşırtmayı seven Tamek, armuda hak ettiği değeri vererek eğlenceli bir reklam filmi ile karşımıza çıkıyor. Filmde, armutların meyve suyu olma hikayesi mizahi bir dille anlatılıyor. Şimdi artık Armut da Tamek’se koy sepete!   Bir boomads advertorial içeriğidir.

Devamını Oku



Sağlık defteri

Sitemiz Yenileniyor


Tasarımımızla ilgili fikirler vermek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.